A
A

Türkiye’nin Avrupa Birliğine Katılım Sürecinde İltica Alanında Yapılması Öngörülen Çalışmalara İlişkin Strateji Belgesi


AMAÇ
 

Türkiye, Avrupa Birliği’ne adaylık süreci ve AB müktesebatı ve uygulamalarına uyum çalışmaları çerçevesinde iltica ile ilgili mevzuat, idari yapılanma ve uygulamalarını gözden geçirmektedir.

Bu uyum çalışmaları kapsamında 24 Mart 2002 tarih ve 24352 (Mükerrer) sayılı resmi gazetede yayınlanan “ Avrupa Birliği Müktesebatının Üstlenilmesine İlişkin Türkiye Ulusal Programında “4.25.2. iltica” başlığı altında “iltica konusundaki 1951 tarihli Cenevre Sözleşmesine konulan coğrafi kısıtlamanın kaldırılması, Türkiye’ye Doğudan bir mülteci akımını teşvik etmeyecek şekilde gerekli mevzuat ve altyapı değişiklilerinin gerçekleştirilmesine AB ülkelerinin külfet paylaşımı konusunda gerekli hassasiyeti göstermelerine bağlı olarak değerlendirilecektir.” taahhüdü bulunmaktadır. Bu çerçevede, coğrafi kısıtlamanın kaldırılması öncesinde gerekli mevzuat ve alt yapı çalışmalarının AB ile külfet paylaşımı ilkesi doğrultusunda Türkiye’nin AB’ne üye olacağı tarihe kadar tamamlanması ön görmektedir.

Bu belge, Türkiye’nin AB müktesebatına uyum çalışmalarında izleyeceği temel ilkeleri, stratejiyi ve öncelikleri belirlemektedir. Bu bağlamda, AB müktesebatına uyum çalışmalarının sürdürülmesi, iltica alanında görev yapacak ihtisas kurumunun  yapılandırılması (idari yapılanması, yetki ve sorumluluklarının belirlenmesi) ön görülmektedir.
Bu çerçevede; iltica başvurularına ilişkin mülteci statüsü belirleme usullerinin sistemleştirilmesi ve statü tanınan mültecilere sosyal destek ve barınma imkanlarının geliştirilmesi amaçlanmaktadır.

Bu çerçevede; iltica başvurularına ilişkin mülteci statüsü belirleme usullerinin sistemleştirilmesi,statü tanınan mültecilere sosyal destek ve barınma imkanlarının geliştirilmesi amaçlanmaktadır

A-TEMEL ILKELER:
 
İlticadan sorumlu kurumsal yapının geliştirilmesi ve ulusal Mevzuatın AB müktesebatına uyumlu hale getirilmesi amacıyla ulusal programda zikredilen mevzuat başta olmak üzere, ilgili tüm yasa, tüzük, yönetmelik ve genelgeler ile uygulamalar aşağıdaki temel ilkelere ve AB müktesebatına göre gözden geçirilecektir:


1- İltica  başvurusunda  bulunanların  müracaatlarına  ulus  veya menşe ülke, ırk, din yada siyasi fikir nedeniyle olumsuz işlem yapılmamasına devam edilerek üçüncü güvenli ülke ve güvenli kaynak ülkelerin tespiti yönünde çalışmalar yapılacaktır.

2- Hudut güvenliği ve yasadışı göç önlemlerinin alınması aşamasında, Türkiye sınırlarına fiilen ulaşan yabancıların iltica veya sığınma talebinde bulunmalarına imkan tanınacaktır.

3- İltica başvurularına  zaman sınırlaması getirilmeyecektir.

4- Mülteci statüsü yada sığınma konusunda açıkça dayanıksız  yada suiistimale açık başvurular, zülüm görmedikleri üçüncü ülkeler üzerinden gelenler, kimlik belgesi olmayanlar veya kimlik belgelerini yok edenler için hızlandırılmış prosedür oluşturulacaktır.

5- Türkiye’nin ılımlı ve diyaloga açık yaklaşımları sonucu, Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği ile işbirliğine gidilmiş, bunun neticesinde ise  BMMYK’nce hazırlanan “ 1999 Global Appeal ” başlıklı raporda iltica ve göç alanında  Türkiye’ye hiç bir eleştiri yöneltilmemiş ve BMMYK’nın Türkiye ile ilişkilerinin mükemmel olduğu belirtilmiştir. Bu çerçevede,
    1951 tarihli Cenevre Sözleşmesinde yer verilen geri göndermeme ilkesinin aynı hassasiyetle uygulanmasına devam edilecektir.


6- Mevzuat ve uygulamada, mülteci statüsü ile mültecilerin hak ve sorumluklarının tutarlı ve nesnel bir tanımının temel alınmasını sağlamak amacıyla gerekli yasal ve idari ve fiziksel altyapı ile kurumsal düzenlemeler yapılacaktır.
 

B-YENİ KURUMSAL ALTYAPI

1- İltica başvurularının değerlendirilmesi ve  iltica işlemlerinin yürütülmesi amacıyla bugünkü ihtisas biriminin bulunduğu kurumun çatısı altında karar alma sorumluluğuna sahip olan ve yetki ve sorumlulukları açık bir şekilde tanımlanmış   ayrı bir ihtisas kurumu oluşturulacaktır. İhtisas kurumu için AB’nin mali yardımları ile teşkilatlanma ve personelinin yetiştirilmesine yönelik destek sağlanmalıdır.

2- Kurulacak olan İhtisas kurumu ve/veya ilgili diğer kurumlar sığınmacı ve mültecilerin AB ve uluslar arası standartlarda, başta temel hizmetlere erişim olmak üzere, kabul şartlarının geliştirilmesi konusunda bakanlıklar arası çalışmaların eşgüdümünden ve uygulanmasından sorumlu olacaktır.

3- Birinci maddede bahsedilen kurum bünyesinde  iltica başvurularını değerlendiren ve sonuçlandıran ve mülteci statüsünü belirleyen birime ilaveten  ülkemizin iltica ve göç alanındaki politikalarını ve verilen kararlara karşı yapılan itirazları değerlendirecek “Danışma ve Değerlendirme Kurulu“ oluşturulmalıdır.
4. Mülteci statüsü tanınan ve dolayısıyla Türkiye’de kalacak kişilerin ülkenin ekonomik ve sosyal yaşamına AB ve uluslararası standartlarda entegrasyonun sağlanması amacıyla yapılan çalışmalar artırılmalıdır.


C-TEDBİRLER


Yasal Çerçeve


1- İltica kanunu; ilgili uluslar arası sözleşmelere ve AB müktesebatına uyumlu bir şekilde hazırlanmalıdır.

2- İltica Kanununun uygulanmasına ve iltica başvurularının değerlendirme usullerine ilişkin idari düzenlemeler yapılmalıdır. Bu düzenlemeler nitelikli tercüman imkanının sağlanmasını, usul ve süreçle ilgili bilgi edinme hakkının bulunmasını ve gereken durumlarda hukuki yardım verilmesini içermelidir. Özel korunmaya ihtiyacı olan hassas gruplar (çocuk,yaşlı ve kadınlar) için kadın mülakatçıların ve tercümanların bulundurulması gibi-özel önlemler alınmalıdır.

3- Oluşturulacak İhtisas kurumunun görev, yetki, idari yapısı, personelinin seçim ve atanması, hizmet içi eğitimine ilişkin mevzuat ve strateji hazırlanmalıdır. Ayrıca, mültecilerle ilk temas noktasını oluşturan diğer kurumlarda konuyla ilgili yönetmelik, daimi emir ve genelgeler sarihlik ve planın temel ilkeleri açısından gözden geçirilmelidir.

4- İş, eğitim, sağlık ve diğer temel kamu imkanlarına erişimin sağlanması, kimlik ve seyahat belgelerinin verilmesi ve aile birleşimi konularında AB ve uluslararası  standartlara uyum geliştirilmelidir.

5- İltica,göç ve yasadışı göçün birbirlerini etkileyen iç dinamikleri ve unsurları olduğu ve bu alanlardaki ilkelerin ve uygulamaların sürekli değişen ve kendisini yenileyen bir dinamiğe sahip olduğu göz önünde bulundurulmalıdır.   Bu nedenle, iltica  ve göç alanında yapılacak çalışmalar  bütüncül bir yaklaşımla ele alınmalı ve uluslar arası gelişmelere açık olmalı gelişen şartlara bağlı olarak yeniden gözden geçirmeye tabi tutulmalıdır.

Külfet Paylaşımı

6- Coğrafi kısıtlamanın kaldırılmasının Türkiye’ye getireceği yükün ne olacağı konusunda somut veri ve rakamlara dayalı ciddi bir araştırma yapılması gereklidir. Bu araştırma coğrafi kısıtlamanın kaldırılmasından sonra ülkemize gelecek mülteci sayısında beklenebilecek artış miktarı, kurulması gerekecek mülteci misafirhaneleri, kabul ve geri gönderme merkezlerinin yer ve maliyetlerinin tespitini, mülteci statüsünün tespiti alanında kurulacak İhtisas kurumunun hukuki ve idari altyapısının personelinin düzenli eğitimine ilişkin kalıcı eğitim merkezlerinin tesis edilmesinde ortaya çıkacak maliyetini içermelidir.

7- Yukarıdaki maddede öngörülen araştırmanın sonuçlarına göre, Türkiye Avrupa Birliği ve Üye Devletleri ile coğrafi kısıtlamanın kaldırılması ve AB müktesebatının uygulanması sonucu ortaya çıkacak mali külfetin paylaşımı konusunda mekanizmaların oluşturulması amacıyla diyaloga girmelidir. Külfet paylaşımı yukarıda tanımlanan idari yapıların ve mülteci misafirhanelerinin kurulması yanında mültecilerin kısmen diğer Avrupa ülkelerine yerleştirilmesinin devam etmesi gibi alanlarda mali ve teknik yardımı da kapsamalıdır.

8- İltica stratejisinin uygulanabilmesi ve yasadışı göçmenler ile gerçek mültecileri birbirinden ayırt edecek sistemin kurulması için gerekli altyapı ve ekipmanların önceliklerinin belirlenmesine,ülkemizde Kabul ve geri gönderme merkezlerinin kurulmasına, sığınmacı ve mültecilere sosyal ve hukuki yardım sağlanmasına ilişkin Avrupa Komisyonu, Üye Devletler ve BM Mülteciler Yüksek Komiserliği ile birlikte kapsamlı programlar hazırlanmalıdır.

9- Türkiye, “külfet paylaşımı” konusunu Türkiye’nin iltica stratejisinin uygulanması aşamasında sağlanacak  maddi desteğe ek olarak, Türkiye’de  prosedüre dahil edilen mülteci ve sığınmacıların bir bölümünün ve toplu nüfus hareketiyle Türkiye’ye gelerek kendilerine geçici koruma (temporary protection) sağlanan yabancıların bir bölümünün AB  ülkelerince paylaşılacağı şeklinde anlamaktadır.
Türkiye aynı zamanda iltica prosedürüne alınmayan yasadışı konumdaki yabancıların da iaşe,barınma ve yol masraflarının kaynak ülkelerle de paylaşılması kanaatindedir.Bunun için  uygun politikalar geliştirilmelidir.

10- İltica politikasının uygulanmasından sorumlu kurumlar AB’ye uyum stratejisinin uygulanması için gerekli kaynakların belirlenmesi amacıyla gerekli bütçe hazırlıklarını yapacaklardır. Bu kurumlar ihtiyaç duyulan durumlarda, özellikle kurulması önerilen sistem/tesisler hakkında gerek ulusal, gerekse uluslararası kuruluşlar, sivil toplum örgütleri veya bağışçı yada donör vakıf/kuruluşlarla temasa geçerek başlıca fon kaynaklarının neler olabileceğini tespit etmeye çalışacaklardır.

Eğitim

11- Kurulacak İhtisas kurumunda yer alacak görevliler için kapsamlı ve süreli eğitim programları geliştirilip uygulanmalıdır. Bu eğitim yasal mevzuat ve düzenlemeleri, uluslar arası mülteci hukukunun temel prensiplerini, AB müktesebatını ve menşe ülkelerdeki koşulları kapsamalıdır. Ayrıca, mülakat teknikleri, refakatsiz çocukları ve cinsiyete dayalı baskıya maruz kalmış kadınları, işkence yada başka tür travmalara maruz kalmış kişileri ve mülteci statüsünün belirlenmesinin pratik yanını da içermelidir.

12- İltica ve göç alanındaki personelin eğitim ihtiyaçlarının tanımlanması ve eğitim programlarının geliştirilmesi gerekmektedir. Bu çerçevede; Emniyet Genel Müdürlüğü, Jandarma Genel Komutanlığı, Sahil Güvenlik Komutanlığı ve konuyla ilgili diğer kurum personelinin iltica alanında eğitimi amacıyla programlar hazırlanmalı,bu eğitim programlarına hakim ve savcılar da dahil edilmelidir.


13- Eğitimlere ek olarak, mültecilerle ilk temas noktası olabilecek görevlilere dağıtılmak üzere temel bilgileri ve prosedürleri içeren bir kitapçık hazırlanmalı ve dağıtılmalıdır. Ayrıca, mültecilere başvuru prosedürlerini, hak ve sorumluluklarını ve Türkiye’de ulaşabilecekleri kaynak ve hizmetleri açıklayan çok dilli broşürler hazırlanmalıdır.

14- Stratejinin geliştirilmesi, stratejide rol alan kurumların güçlendirilmesi, toplumsal bilincin arttırılması ve uygulamada somut adımlar atılması için AB mevzuatı ve uygulamaları ile ilgili bilgi ve bilinçlenme programları geliştirilmelidir. Bu çerçevede; Mülteciler konusunda, ilgili akademik çevrelerin, bu alanda çalışan sivil toplum ve düşünce kuruluşlarının da katılımıyla, kamuoyu bilgilendirilmeli ve mültecilere yönelik Avrupa Komisyonu ile Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği’nin de desteği alınarak koruma programları geliştirilmelidir.

 

Okunma Sayısı: 2173   |   Güncelleme Tarihi: 3/12/2015
Bu İçeriği Paylaş   |   Sayfayı Yazdır